Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aslan’dan Akbelen’de Kamulaştırmalara Tepki: “Acele Kararlardan Vazgeçin”
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Muğla’daki programının ardından Milas ilçesindeki İkizköy Mahallesi’nde YK Enerji şirketinin maden sahalarında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Burada yaptığı konuşmada, “Bulunduğumuz alan, madenin üstünden görülebilen bir konumda. Önceden buradan bir dere akarken, şimdi bu alanda tamamen maden ocakları hakim. Bu bölge, köy arazisi olarak tanımlanıyordu ve şimdi yaşananlar, çevre katliamına dönüşmüş durumda. Burada yaşayan insanlar evlerinden ediliyor. Muğla’nın son su kaynakları üzerinde maden ocakları inşa edilmekte ve bu duruma acele bir kamulaştırma kararı ile hız verilmiştir. Yaklaşık 680 parselin altı günde kamulaştırılması, hukuk sisteminin normal işleyişine aykırıdır. Açılan davaların sonuçlanmadığı bir ortamda, bu acelecilik neyin nesi? Rant uğruna insanların evlerinden olmaları kabul edilemez.
Köylülerimizin ağaçlarına, topraklarına ve ürünlerine zarar verildi. Önceden burada tarım yapılıyordu, zeytinlikler ve arıcılık faaliyetleri vardı; ama şimdi tüm bu değerler yok edildi. Bu bölgenin rant uğruna daha fazla talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Bizler Akbelen’in korunması için buradayız ve bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Ayrıca, Esra Işık isimli bir genç kızımız, sadece toprağını savunmak için bir aydır cezaevinde tutuluyor. Oysa ki, bu kişinin suçu sadece vatanını ve toprağını korumaya çalışmak. Kendisi cezaevinde bile direnişini sürdürmekte ve “Siz benim memleketimi koruyun” diyerek mesajlar göndermektedir. Biz de onun ve tüm köylülerin yanında duruyoruz.
Zafer Partisi olarak, hükümete çağrıda bulunuyoruz; acele kamulaştırma kararlarından vazgeçin. Ormanlarımız ve tarım arazilerimizin korunması şart. Bugün bu maden sahasına ulaşmak için oldukça zorlu bir yürüyüş yapmak zorunda kaldık, çünkü şirketin alanını korumak için büyük güvenlik önlemleri alınmış. Ancak, keşke bu kadar güçlü bir şekilde kendi sınırlarımızı koruyabilseydik.
Devlet, vatandaşın hakkını korumak yerine bazı güç odaklarının çıkarlarını gözetiyor ve bu durum mağduriyet yaratıyor. Biz buna karşı duruyoruz ve Akbelen’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanında bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”
Nejla Işık ise yaptığı basın açıklamasında, zeytinlikler ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesine karşı çıkarak, gerçek zenginliğin yer üstündeki üretim olduğunu vurguladı. Kömür madenciliği nedeniyle halkın yerinden edildiğini ve gıdasız, susuz bırakıldıklarını dile getirerek, bu duruma rıza göstermeyeceklerini ifade etti. İkizköy ve Akbelen için destek çağrısında bulunan Işık, tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.