‘Asgari ücrette komisyonun yapısı değişmezse sonuç da değişmez’

Haber
asgari ucrette komisyonun yapisi degismezse sonuc da degismez TNemDFF2.jpg

2026 Yılı Asgari Ücreti İçin Değerlendirmeler Başladı

Gelecek yılın asgari ücreti konusunda çalışmalar hızla ilerliyor. Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren bu süreçte, ekonomistler ve iş hukuku uzmanları artış senaryolarını değerlendiriyor.

Önümüzdeki Aralık ayında gerçekleşecek Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları öncesinde, zam oranı ve komisyon yapısına ilişkin tartışmalar tekrar gündeme geldi. Sosyal Güvenlik uzmanı Doç. Dr. Okan Güray Bülbül, olası artış hakkında yaptığı değerlendirmede %30 civarında bir artışın en muhtemel senaryo olduğunu belirtti ve asıl sorunun “komisyonun demokratikleşmesi” olduğunu vurguladı.

Asgari Ücrette Beklentiler

Doç. Dr. Bülbül, 2026 yılının ilk yarısında uygulanacak asgari ücret için %30’luk bir artış beklentisini dile getirdi. “Bu artış, mevcut ekonomik politikaların sınırlarını aşmayacak, enflasyonla mücadele hedefleriyle uyumlu bir seviyede olacaktır. Ancak daha yüksek bir artış, ücretlerin baskılandığı bir dönemde ‘enflasyonu tetikler’ endişesiyle siyasi açıdan riskli görülebilir.

Ancak unutulmamalıdır ki: 22.104 TL ile 10 aydır geçinmeye çalışan milyonlarca insan bulunmaktadır. Enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanamamıştır. Bu nedenle ücret artışları sadece fiyat istikrarı açısından değil, yaşam maliyetleri açısından da değerlendirilmelidir.

Bülbül, mevcut asgari ücretin temel ihtiyaçları karşılamadığını belirterek, “Vatandaşlar tasarruf etmiyor, ay sonunu zor getiriyor. Bu nedenle yapılacak %30’luk artış, enflasyonu değil, ancak insanların rahatlamasını sağlar” dedi.

Enflasyon ve Ücret Artışı

Bülbül, ücret artışının enflasyonu artıracağı iddialarına karşı çıktı:

“Asgari ücretin %30, hatta %45 artırılması bile talep enflasyonu yaratmaz. Çünkü bu gelir grubundaki insanlar kazandıkları her kuruşu zorunlu giderlere harcıyor. Enflasyonu tetikleyen şey, yüksek gelir grubunun harcama alışkanlıklarıdır, asgari ücretliler değil.”

Bülbül’e göre Türkiye ekonomisinde gelir dağılımı uzun süredir bozulmuş durumda ve ücret artışları, üretim ve tüketim dengesini zora sokmaz.

Komisyonun Demokratikleşmesi

Doç. Dr. Bülbül’e göre, bu yılki görüşmelerde ana konu artış oranı değil, komisyon yapısının değişip değişmeyeceğidir.

“Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, geçen Aralık ayında tarihi bir açıklamada bulunarak ‘Bu yapı değişmedikçe masaya oturmamız söz konusu değil’ dedi. Hak-İş de benzer bir tutum sergiledi. Bu tepki sadece sendikal değil, aynı zamanda demokratik bir çağrıdır. Çünkü mevcut sistemde işçi tarafı masada yer alıyor fakat gerçekte karar alma süreçlerinde söz sahibi değil.”

Bülbül, son 7 asgari ücret belirleme sürecinin sadece 4’ünün oybirliğiyle sonuçlandığını, kalan 3’ünde işçi tarafının muhalefet ettiğini hatırlattı ve şunları ekledi:

“Bu durum, komisyonun sembolik bir rol üstlendiğini göstermektedir. İşçi tarafı, karar alma süreçlerine katkıda bulunamamaktadır. Üçlü Danışma Kurulu’nun bugünkü gündemi, komisyonun nasıl daha katılımcı hale getirilebileceği sorusuna cevap bulmayı amaçlamaktadır.”

Kısa Vadede Yapılacak Reform Adımları

  • Temsilin Genişletilmesi: Sadece Türk-İş ve TİSK değil, diğer işçi ve işveren derneklerinin de masada yer alması.
  • Şeffaflık: Komisyon toplantılarında kullanılan verilerin, hesaplamaların ve önerilerin kamuya açık olması.
  • Teknokratik Liderlik: Komisyonun başında teknik bilgilere dayalı, bağımsız uzmanların bulunması.

“Bu değişiklikler, asgari ücret sürecine şeffaflık ve güven getirecektir. İşçi ve işveren temsilcilerinin eşit söz hakkına sahip olması, sadece adil ücret açısından değil, toplumsal huzur açısından da gereklidir.”

Geçim Sıkıntısı ve Toplumsal Adalet

Bülbül, asgari ücret tartışmalarının sadece teknik hesaplamalar olmadığını, toplumsal bir adalet meselesi haline geldiğini belirtti:

“Bugün konuştuğumuz şey sadece bir ücret değil, geçim mücadelesidir. Piyasadaki fiyat artışları, kira ve gıda enflasyonu göz önüne alındığında, 22 bin lira bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir. Bu nedenle komisyonun sadece sayısal değil, toplumsal bir karar vermesi gerekmektedir.”

Zekeriya ELTİMUR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll top