4 Haziran 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletindeki ormanlık alanlarda gerçekleştirilen araştırmalar, yer altında bulunan dev bir koyu renkli bal mantarını gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 1000 hektarlık bir alana yayılmış olan bu tekil organizmanın ağırlığının 600 tonun üzerinde olduğu ve en az 2000 yıl boyunca varlık gösterdiği belirlendi. Araştırmalar, bu dev mantarın Roma İmparatorluğu döneminden beri yaşamına devam ettiğini ve günümüzde hâlâ büyümekte olduğunu ortaya koydu.
Bilim insanları tarafından yürütülen “Kayıp Dünya” projesi, mantarların gezegen üzerindeki en eski ve en dayanıklı yaşam formlarından biri olduğunu vurguluyor. Mantarlar, tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar, dinozorların da dahil olduğu birçok canlı türünün yok olmasına tanıklık etmiş ve beş büyük küresel yok oluş olayından sağ çıkmayı başarmıştır. Bu durum, mantarların doğa felaketlerine uyum sağlama yeteneklerini ortaya koymaktadır.
Projenin baş yazarı Gennady Popenko, mantarların basit bir bitki veya mutfak malzemesi olmanın ötesinde, kendi dinamik yasalarına göre işleyen özerk sistemler oluşturduğunu belirtti. Popenko, “Mantar uygarlığı, insanlık tarihinden çok daha eski bir geçmişe sahiptir. İnsanlar gibi dil konuşmazlar ama kendi aralarında karmaşık bir iletişim ağı kurarak ormanların yapısını şekillendirirler. İnsanlık, yanımızda var olan bu eşsiz yaşam biçiminin teknolojisini ve sınırlarını anlamaya yeni yeni başlıyor” ifadelerini kullandı.
Yer altındaki bu devasa miselyum ağı, doğanın bilinmeyen yüzlerini keşfetme açısından bilim dünyasında önemli bir inceleme konusu olmaya devam ediyor.
